28 Eylül 2016 Çarşamba

Kayzer’in Ordusu’ndan Auschwitz’e — Willi Ermann

Birinci Dünya Savaşı esnasında vatanları için hayatlarını tehlikeye atan, 12.000'i bu uğurda hayatlarını kaybeden ve 35.000'i madalya almaya hak kazanan 100.000'in üzerinde Alman Yahudisinden bazılarının hayatlarını Auschwitz gibi toplama kamplarında trajik bir şekilde noktaladıklarını biliyor muydunuz?
Willi Ermann 1897 yılında Almanya’nın Saarbrücken kentinde Gustav ve Henriette Ermann’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Babası Gustav, katılma kriterleri için uzun boy, iyi görünüm ve iyi bir at satın alabilecek durumda olmayı gerektiren Alman hafif süvari birliği “Ulan”lardan (Almanlar arasında yer etmiş bir iddiaya göre kelime, Türkçede “genç adam” anlamına gelen “oğlan” kelimesinden gelmektedir) yüksek rütbeyle emekli olmuştu. Kardeşleriyle birlikte at ve büyükbaş hayvan ticareti yapan Gustav’ın bunun yanı sıra bir örgü fabrikası ve tekstil ürünlerinin satıldığı bir işyeri bulunuyordu. Willi ve kardeşi Leo ise aileye gezici satış temsilcisi olarak katkı sağlamaktaydı.

Birinci Dünya Savaşı çıktığında Alman ordusunda silah altına alınan Willi savaş boyunca Batı Cephesi’ndeki bir piyade alayında çarpıştı ve harbi onbaşı rütbesiyle tamamladı.
Willi Ermann’ı I. Dünya Savaşı’nda Alman Kara Kuvvetleri mensubuyken üniformasıyla gösteren bir fotoğraf.
Willi savaşın ardından Else Mayer ile evlendi ve çiftin 1926 yılında Gustav ve Henriette Ermann’ın ilk torunları olan kızları Liselotte (Lilo) doğdu. O vakit ailenin neşe kaynağı olmuş olan Lilo’nun yüzlerce fotoğrafı ailenin mirasçıları tarafından saklanmakta, günlüğü ise Yad Vaşem’deki Holokost Müzesi’nde muhafaza edilmektedir.
Willi ve ailesi 1938 yılında, Kristallnacht’tan kısa bir süre önce Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin Yahudilere karşı uyguladığı baskıların artmasıyla Almanya’yı terk edip, Willi’nin 20 yıl önce Alman bayrağı altında savaştığı, şimdi ise kendilerine mülteci olarak ev sahipliği yapacak olan Fransa’ya kaçıp Paris yakınlarındaki Chatenay Malabry’ye yerleşti.
Almanya’nın 1940 yılında Fransa’yı mağlup ve işgal etmesi üzerine Willi bir döşek fabrikasına çalışmaya gönderilirken, Else ise zorunlu işçiliğe tabi tutulan bir Yahudi kadın grubunun başına getirildi. Böylelikle “Nutzjuden”, yani “geçici olarak gereksinim duyulan Yahudiler” kategorisine alınan çift bir süreliğine toplama kamplarına nakledilmekten kurtulmuş oldu.
Fransız polisinin de katkılarıyla 1942 Temmuz’undan 1944′e kadar Fransa’daki 75.000 Yahudi Alman toplama kamplarına nakledildi. Bunlardan 23.000′i içlerinde birçok Alman Yahudisinin de bulunduğu, Avrupa’nın işgal altındaki çeşitli bölgelerinden Fransa’ya sığınan Yahudilerdi. Willi de 1943 Mart’ında tutuklanarak Drancy’ye, oradan ise öldürüleceği Auschwitz’e nakledildi.

Willi Ermann’ın Drancy’den Birkenau’ya naklini gösteren 53 No’lu konvoyun kaydı.
1000 kadar Yahudiyi Birkenau’ya taşıyan 23 Haziran 1943 tarihli konvoyun içinde 40 yaşındaki Else ve 17 yaşındaki Liselote Ermann da mevcuttu. Tren 25 Haziran’da Birkenau’ya vardı. Konvoydaki 418 Yahudi direkt gaz odalarına gönderilirken, 383 erkek 125858 ile 126240, 217 kadın ise 46753 ile 46537 rakamları arasında numarandırılarak kampın kışlasına yerleştirildi. Else ve Lilo, kamptaki ağır koşullar sebebiyle ya da gaz odalarında hayatlarını kaybetmiştir.
Willi’nin kardeşi Leo soykırımdan sağ kurtularak İsrail’e göç etmiş, aileye ait fotoğraflar Leo’nun kızları Mirjam Manojlowic, Shulamit Lindemann ve Hanna Finkelstein tarafından tedarik edilmiştir.
-
-
Çeviri: Selçuk Uygur

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder